Kreşe Gitmek İstemeyen Çocuklar İçin Çözüm Yolları

Çocuğunuzu kreşe mutlu ve ağlamadan göndermenin ipuçlarını , Kreşe gitmek istemeyen çocuklar için çözüm yolları nı  daha 2 ay önce sizinle aynı dertten muzdarip olan ben bizzat tecrübelerime dayanarak burada paylaşacağım. Kreş konusunda aklınıza takılabilecek her türlü sorunun cevabını burada okuyabileceksiniz? Yani, Kreşe gitme yaşı nedir? Çocuk kreşe hazır mı? Kreş seçimi nasıl yapılmalı? Kreşe gitmek istemeyen çocuğa nasıl davranmalıyız? Ailenin tutumu nasıl olmalıdır? gibi tüm bu sorulara yaşayarak ve uzmanlarıyla konuşup öğrenerek cevaplar buldum ve sizlerle paylaşıyorum.

Çocuklar Kreşe neden Gitmek İstemez?

Çocuğun ailesinden ve evinden ilk uzaklaştığı, sosyalleşmenin ilk basamağı sayılır okul öncesi eğitim. Evdeki güvenilir ortamından ve konforlu dünyasından uzaklaşacak, istediği oyunu istediği zaman oynayamayacak, evdeki gibi her nazını çeken birileri olmayacak artık. Hayatına yeni kurallar ve sınırlar gelecek olan çocuğun kreşe gitmek istememesinin ana sebepleri bunlardan ibarettir. Evin tek hakimi olan çocuk, kreşte aynı yaşta birçok çocukla aynı davranışları sergileyecek ve ego savaşı başlayacaktır. Hele bir de anneye bağımlı bir çocuksa işiniz bir kat daha zor olabilir. Çünkü çocuk annesinden kopmak istemeyecek, güven duygusu gelişmemiş ise terkedileceğini düşünecektir.

Kreşe Gitmeden Önce Beyin Yıkama

Çocuklara vereceğiniz yeni bir bilgi veya yeni bir eğitim, yeni bir durum için herşeyden önce sizin hazır olmanız çok önemli. Psikolojinizin uygun olması, ailenin diğer fertleriyle aynı fikirde olmanız haricinde kendinizi bu konu için iyi hazırlamış olmanız şarttır. Konu emzik bıraktırmak olabilir, tuvalet eğitimi olabilir, bir alışkanlığını değiştirmek olabilir vs. Önce kendinizi hazırlayın, sonra yapacağınız ilk iş çocuğun beynini yıkamaktır. Benim kızımı yetiştirirken çok kullandığım ve genelde başarıyla sonuçlanan en büyük güç beyin yıkamakta iyi olmamdır 🙂 Tabi sabırlı olmayı da es geçmemek lazım. Çünkü küçücük bedenlerin sabrımızı zorlamakta üstlerine yoktur.

Beyin Yıkama Derken;
  • Okula giden sevdiği arkadaş, kuzen gibi birilerini örnek verip özendirebilirsiniz.
  • Kreş alışverişini beraber yaparak, ona seçim hakkı vererek heveslendirebilirsiniz.
  • Evde anne olarak çok iş yaptığınızı , çok yorulup sıkıldığınızı , ama onun okulda çok eğlenip, arkadaşlarıyla güzel vakit geçireceğini söyleyip, onun yerinde olmak istediğinizi ifade edip kafasında canlandırmasını sağlayabilirsiniz.
  • Gitmesine yakın bir zaman evde sıkılmasını sağlarsanız, okula gittiği zaman arkadaşlarıyla güzel vakit geçirdiğinin farkına varır. Kreşteki psikolojik danışmanımız bize evde çok mu eğleniyorsunuz diye sordu bize. Evet anne-kız biz sürekli bir aktivite, oyun, eğlence halindeyiz doğduğundan beri. Ayrıca birçok şey öğretmiştim kızıma, belki okulda öğrenmesi gereken… Burada ufak bir hata yapmışım meğerse, evde annesiyle bolca eğlenen, birçok şey öğrenen çocuk kreşe neden ihtiyaç duysun ki? 
  • Okula gitmenin ayrıcalıklarından bahsederek onu özendirin. Birsürü yeni arkadaşı ve yeni oyuncağı olacak mesela…
  • Okul servisleri her zaman onların ilgisini çeker. 1 haftalık deneme sürecinden sonra onu servise vermenizi tavsiye ederim. İnanın araca binerken ağlasa bile kapı kapandığı an susuyorlar. Okul kapısında çok daha zor ayrılıyorlar.
  • Çocuğunuza okula gittiğinde onu özleyeceğinizi, ama döndüğünde onu bekliyor olacağınızı, kavuşacağınızı mutlaka söyleyin. Gerekirse en sevdiği atıştırmalığı ödül gibi kullanın, ”Okuldan döndüğünde seni çakıltaşı çikolata ( ben böyle kandırdım:)) ile bekliyor olacağım” gibi pozitif bir algı oluşturun. En sevdiği oyuncağını okula götürmesine izin verin.
  • Okula giderken giyineceği şeyleri seçmesi için ona fırsat verin. kendini daha önemli ve güçlü hissedecektir. ”bugün okula bu elbiseni mi yoksa bu takımı mı giymek istersin?”
  • Ona kreşe yeni başlayan çocuklarla ilgili renkli, güzel hikaye kitapları alıp, sıksık canlandırarak okuyabilirsiniz. Birsüre sonra ne kadar hevesleneceğini göreceksiniz.
  • Kitap seçimleri için kitaplığıma bakabilirsiniz. https://www.baykusana.com/category/cocuklar-icin-kitap-onerileri/
  • Çocuğunuza kreşe başlamadan evvel okul hakkında, orada neler olacağı hakkında gerçek bilgiler vermeniz yerinde olur.
Kreşe Başlama Yaşı Nedir? Kreşe Ne Zaman Başlayabiliriz?

Uzmanlara göre kreşe başlama yaşı 3/4 yaşlardır. Ama kreşe başlayacak çocuğun bazı yetkinlikleri olması daha önemli bir kriterdir. Yeterli fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve toplumsal olgunluk kazanmadan kreşe gönderilen çocuk zarar görebilir ve bu zararlı tercihin izleri yıllarca onu olumsuz etkiler. 3 yaşına gelse de kreşe hazır olmayabilir.

Çalışan bir anne değilseniz size önerim çocuğunuz kreşe tam olarak adapte olana kadar onu yarım gün vermeniz. Çünkü çocuk daha yeni bebeklikten çıkıyor ve annesiyle daha çok vakit geçirmeye ihtiyacı var. Gitmiş olduğunuz kreş ticarethane gibi düşünerek hareket etmiyorsa zaten onların da önerisi bu yaş (2,5-3 yaş) çocuklar için yarım gün olacaktır.

Çocuk Kreşe Hazır Mı?
  • En önemlisi çocuk kendini ifade edebiliyor mu? Derdini anlatabiliyor mu? Çocuk ailesinden uzaktayken kendisine yapılan yanlış davranışları ve sözleri ailesine aktarabilme yetisine sahip olmalıdır. Günümüzde hiç kimseye güven kalmadı. Evladımız dayak mı yiyor, kötü muamale mi görüyor emin olmamız lazım. Ayrıca susadığını, acıktığını veya karnı ağrıdığını vs. öğretmenine söyleyebilmesi gerekiyor.
  • Sadece sizden ayrılırken mi ağlıyor, yoksa tüm gün okulda ”anneeee!!!” diye feryat mı ediyor? İlk zamanlar sizden ayrılırken ağlaması normal. Çünkü alışık değil. Kaygı duyup, sizi tekrar göremeyeceğini düşünüyor olabilir. Ama tüm gün ağlıyorsa sorun vardır ve kreşe hazır değildir.
  • Tuvalet eğitimi tamamlandı mı? Artık birçok kreş siz vermemiş olsanız bile tuvalet eğitimi veriyor. Ama size önerim kreşe göndermeden önce tuvalet eğitimini sizin tamamlamış olmanız. Çocuk zaten kreşe başlarken yeterince tedirgin olacaktır, bu süreci uzatabilir. Ben şahsen evde tuvalet eğitimini verdikten sonra kreşe gönderdim.
  • Kendi yemeğini yiyebiliyor mu? Kreş çocuğundan kendi yemeğini kendi yemesi beklenir.  Size tavsiyem kreşe başlamadan bir süre önce onu yemeğini kendi başına yemeye alıştırın.
  • Arkadaşlık kurabiliyor mu? Paylaşmayı biliyor mu? Kendi kendine olmasa da , yönlerdirmeyle arkadaşlık kurabiliyorsa, paylaşmayı, oyun oynamayı becerebiliyorsa, grup içinde nasıl davranacağını biliyorsa, yada en azından siz onu gözlemlediğiniz kadarıyla bunları başarabileceğini düşünüyorsanız hazırız demektir.
  • Dikkatini toparlayabiliyor mu? Ona resimli bir kitap okurken veya yeni birşey öğretirken, anlatırken, oyun oynarken odaklanıp sizi dinliyorsa işiniz kolaylaşır.
  • Ailesinden uzak kalmayı başarabiliyor mu? Anneanne, babaanne gibi yakınlarında siz ebeveynleri olamadan kalıp oynayabiliyorsa, kreşte başlangıçta doğal olarak yabancılasa da sizden uzak kalabileceğini görmüş olursunuz.
  • Uzun süre uykusuzluğa dayanıklı mı? Çocuğun artık uzun süre uykuya ihtiyaç duymuyor olması gerek. Öğleden sonra uzun süre uyuyan çocuk kreş ortamına hazır olmayabilir. Bu durumu çocuğunu en iyi tanıyan siz test edip değerlendirebilirsiniz.
  • Bazı kural ve sınırlar çocuğa daha önce verildi mi? Öncesinde kural ve sınır öğretilen, sabretmeyi ve beklemeyi öğrenen ve anne ile bağımlılık ilişkisi yerine bağımsızlık özelliği kazanan bir çocuk, yuvaya başlamak konusunda pek sorun yaşamayacaktır.
Kreş Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Kreşte çalışan öğretmen ve yöneticilerin pedagojik bir eğitimden geçmiş olması, çocukların dilinden anlaması önemlidir. Çocuklara benzer bir dilin kullanılması, ses tonunun çocukları rahatsız edecek şekilde kullanılmaması, güler yüz, bakımlı ve temiz bir görünüm çocuklar için önem taşımaktadır. Öğretmenlerin çocukların duygularını anlamayabilmesi, empati kurabilmesi, problem çözme konusunda yetenekli olmaları, oyuna, dramatizasyona yatkın olmaları, düzgün bir diksiyona sahip olmaları önemlidir.

Kreşle görüşmeye gittiğinizde,
  • Bahçesine, binasına, oyuncaklara, düzene ve temizliğine dikkat etmenizi tavsiye ederim.
  • Yöneticiyle yeterli miktarda içinize sinip sinmeme durumuna göre sohbet edip, soracağınız tüm soruları önceden belirleyip, gerekiyorsa not alıp gitmenizi öneririm. Oradaki insanların samimiyetinden emin olun.
  • Okulda gerekli yerlerde yeterince kamera var mı? Kim izliyor, müdahale ediliyor mu, nasıl? Bunları görüşme esnasında rahatlıkla size gösteriyorlarsa, size oturduğunuz yerden gözlem yapabilmenize gönül rahatlığıyla izin veriyorlarsa güveninizi hakediyorlardır.
  • Yemekhanesine, uyku odalarına ve özelikle tuvaletlerine dikkat edin. Kız erkek tuvaletleri ayrı mı? Hijyen durumu nasıl? Kurum havadar, aydınlık ve çocukların rahat hareket edebileceği kadar geniş olmalıdır. Temiz bir mutfağı, sağlık koşullarına uyulan bir uyku ve dinlenme alanı ve steril, çocuk boyunda lavaboları olmalıdır.
  • Çocuğunuzla beraber görüşmeye gidin. Girişte çocuğunuza nasıl davranıyorlar? Siz yönetimle rahat görüşün diye çocuğu alıp yaşına uygun bir sınıfa veya rehber bir öğretmen eşliğinde oyun odasına götürmeye teşvik ediyorlarsa bu artı bir puandır. Bu sırada çocuğun yaşına göre mi, yaşıtlarından ileri mi geri mi davranışları olduğunu değerlendirip siz görüşürken size çocuğunuz şu sınıfa şu öğretmene daha uygun gibi bir yönlendirme yapmaları artı bir puan daha olmalıdır. Uygun görülen öğretmenle çocuğunuzla beraber tanışın ve sınıfı görün derim.
  • Çoğu kreşte oryantasyon dönemi vardır ve ücretsizdir. O dönem çocuk ve kreş arasında uyum sağlanıp sağlanmadığına bakılır. Aile de gözlemlerine göre bu kreş onlara göre mi karar verir. Kesin kayıt o zaman yapılır. Oryantasyon dönemini iyi değerlendirin ve çocuğunuzun okula adapte olup olmadığına karar verin.
  • İlk gün fazla kalınmadan dönülmelidir. Özellikle 3 yaş çocuklarında çok fazla istekli görünseler bile ilk hafta günde 1-2 saatten fazla yuvada kalmamalarına dikkat edilmelidir. İkinci hafta bu süre 3-4 saate çıkartılabilir. Mümkünse tüm dönem olmasa bile 1-2 ay boyunca çocuk okula yarım gün devam etmelidir. Çünkü 3 yaş grubu çocukları için tam gün program psikolojik olgunlaşmalarının yetersizliği nedeniyle fazla yoğun gelebilir.
  • Bakım yerine eğitimi temel alan bir okul seçilmelidir. Bazı kurumlar bakım evi gibi çalışır, siz eğitim mi istiyorsunuz, çocuğa bakıcı mı karar verin. Kurum seçiminde fiziki koşullar kadar izlenen eğitim programı, öğretmenin niteliği ve eğitsel araç gereçle oyun malzemeleri dikkate alınmalıdır.
Kreşe Başlayan Çocuğa Bunları Yapmayın!!! Çocuğa Nasıl Davranmalıyız?
  • Çocuğunuz kreşe başlaması ile ilgili kararı anne baba olarak birlikte aldığınızı bilsin ve bu konuyla ilgili “Kreşe gitsin/gitmesin” şeklinde onun yanında tartışmayın.
  • Çocuğunuza kreşe gitmeyi bir zorunluluk olarak değil, keyif olarak sunmaya çalışın. Uykusunu veya yemek yemesini okulla bağdaştıracak şeyler söylemeyin. Örneğin ”uyumazsan yarın geç uyanır okula gidemeyiz” demeyin. Yada ” yemek yemezsen okula gidemezsin” dememelisiniz. Çocuk bu durumu kullanarak okula gitmek istemiyorsa yemez ve uyumaz. Hiçbir konuyu okulla bağlantılı kullanmayın.
  • Öğretmeni ile korkutmayın, aksine kreşe başlama sürecinde çocuklar diğer çocuklardan önce öğretmenlerine bağlanırlar. Kreş çocuğun anne babadan güvenli ayrılma, öğretmene güvenli bağlanma sürecidir.
  • Kreşin kapısında çocuğunuzu sizin kucağınızdan ağlatarak koparılmasına izin vermeyin. Bu davranış, çocukların size ve öğretmene karşı güvenini azalttığı gibi, ileriye yönelik hayatı için travmatik etki yaratabilir.
  • Akşam eve geldiğinizde tüm gün sizi görmediği ve özlediği için, ev işleri ya da özel işlerinizden daha çok, çocuğunuza vakit ayırın, onu duygusal olarak doyurun.
  • Kreşe başlama evresinde çalışan anne baba iseniz, iş durumunuzu ayarlamaya çalışın. Birkaç gün çocuğunuz ile birlikte kreşte kalmanız, onu beklemeniz faydalı olacaktır. Çocuğunuzun ilk gün kreşe sorunsuz gitmesini ve daha sonraki günlerde de sorunsuz devam etmesini beklemeyin. Tepki verecektir. Verdiği tepkileri kreş yönetimi ve öğretmeni ile birlikte işbirliği içinde çözmeye çalışın.
Okula Başladı-Direniş Ve Çözümler

Okula gideceğini biliyor ve giyinmek istemiyor;Rahat uyuyabileceği bir eşofman seçin ki, onunla da çıkabilsin evden. Giyinmek istemiyorsa, giyinmesin. Kreşe gidiyor altı üstü ve çantasında yedek kıyafeti var.

Çocuk: Giyinmicem işte, okula gitmek istemiyorum!!!
Anne: Tamam giyinmeyebilirsin. Ama, giyinmezsen evden bunlarla gitmen gerekecek. Evden çıkma saati geldiğinde, tekrar giyinmek isteyip istemediğini sormayın. Çantasını, montunu alın çıkın.

Okula gitmeden evvel yaptığı etkinliği bırakmamak için direniyor; Ana fikir, her ne yapıyor ise, o işe kreş dönüşü de devam edebileceğini öğretmek. Tv,kitap okuma, oyun, her ne ise. Çünkü, eve döndüğünde buna devam edebileceğini algılaması zor.

Çocuk: Okula gitmicem, bebeğimle oynuyorum işte!!! vs
Anne: Tabii ki oynayabilirsin canım( durun, dönüp şaşkınlıkla bakacaktır, baktığı zaman devam edin) Tabii ki bebeğinle oynayabilirsin ama okul dönüşü.

Anne: Tabii ki biraz daha çizgi film izleyebilirsin, akşam beraber izleriz.

Anne: Tabii ki kitabına bakabilirsin, gel elbiseni giyelim, sonra servis gelene kadar, kitabına beraber bakalım.

Sizin hayır diyeceğinizden ve tartışacağınızdan o kadar eminler ki bir şaşkınlık sonrası itiraza çoğu zaman vakit bulamayacaktır. Deneyin 🙂 Kreşe gitmekten bahsetmedim ve sevdiği şeye devam edeceğini söyledim.

Annesinden ayrılmak istemiyor yada okulda onunla kalmasını istiyor: Tabii ki onunla okula gitmek veya okulda kalmak isterdiniz ama ne yazık ki orası çocuklar için. Büyüklerin gitmesi yasak. Siz evde/işte çalışmak zorundasınız ama o okulda çok eğlenecek, birsürü oyuncak ve arkadaşı olacak. Keşke bende okula gitsem diyebilirsiniz. Okuldan dönmesini sabırsızlıkla bekliyor olacaksınız. Geldiğinde ona kavuşacaksınız. Sizi özlediğinde sizi hatırlatacak bir nesne (kolye-bilezik) verebilirsiniz. Onu takar ve özlediğin zaman ben bununla yanında olacağım diyebilirsiniz. 

Okula gitmek istemeyen hırçın ve şirret çocuk: Ağlama, çırpınma, kendini yere atma karşılaşacağınız sıradan tepkilerden. Sakince ” gösterinin” bitmesini bekleyin ve gülümseyin. Onu işkence odasına değil yaşıtlarıyla eğleneceği bir yere okula gönderiyorsunuz. Açıklamanızı yapın ama asla ”hayır” kelimesini kullanmayın. İtiraz ve taleplere ya sessiz kalın, ya okul sonrasına erteleyin. Olumlama cümlelerine devam edin. Net ve kararlı olun. Ezik ve sürümcemede olmayın.

İpeğin Kreş Hikayesi

Aklıma gelen ve bildiğim, uyguladığım herşeyi paylaştım sevgili ebeveynler. Bir sorunuz olursa naçizane buradayım yazın. Kızımı kreşe 2 hafta ben götürdüm getirdim. Her sabah ağladı, gitmemek için çırpındı. Zor dayandım, belli etmedim. 2 hafta o bilmeden yönetim odasında onu kameralardan seyrettim. 3. hafta dışarıda kafede oturdum, çıkmasını bekledim. Sanki her an ”durmuyor bu çocuk gelip alın” diyeceklerdi. Tabiki öyle değildi. Anne olmak endişeli olmak demek, anne olmak çocuğun üstüne titremek demektir. 4.hafta artık servise vereyim bakalım ne olacak dedim ki sihirli değnek değmiş gibi herşey bir anda daha iyi gitmeye başladı. 2.ay ve İpek böceğim artık okula gitmek için sabırsızlanıyor. Sakin kalın ve gülümseyin. Olacak bu iş…:))

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir