Çocuklarımız Atatürk’ü Yalnızca Kalbinde Taşıyanlardan Olmasın

Çocuklarımız Atatürk’ü yalnızca kalbinde taşıyanlardan olmasın. Çocuğumuza Atatürk’ü biz anlatmazsak başkaları başka türlü anlatacak. Her geçen gün çocuklarımıza Atatürk’ü doğru şekilde tanıtıp, anlatmanın, Atatürk sevgisini ona aşılamanın önemini daha iyi anlıyorum.

Bir masal kahramanıydı O, destan gibi anlatılanları dinledik, okuduk, ezberledik. Önce resmini, imzasını tanıdık, bildik. Sonra adına yazılmış marşlar, şiirler öğrendik, antlar içtik hep beraber.

Büyüdük, masallar gerçekliğe dönmeye başladı ki, Atatürk’ün insani vasıflarına, değerlerine sataşmalar, sözlü sazlı karalamalarla, yobaz zihniyetlerle karşılaşmaya başladık. İşte o zaman uyanmaya başladık. Kimdi Atatürk? Sorguladıkça, araştırdıkça ve kavradıkça değeri arttı, gözümüzde daha da büyüdü Atamız.

Çocuklarımız Atatürk’ü yalnızca kalbinde taşıyanlardan olmasın. Çocuklarınıza nereden geldiklerini, şu anda yaşadıkları toprakların nasıl ne bedellerle kazanıldığını, kime ne borçlu olduklarını anlatın. Yaşadıkları özgürlüğü kime borçlu olduklarını…

Kızım İpek 2 yaşında bayrağımızı, Türk olduğumuzu ve Atamızın Mustafa Kemal olduğunu öğrendi. Tam kavrayamasa da önemli değerler olduğunu anlamıştı. Şu an 3 yaşında ve Atatürk kim diye sorsanız ” Bizi düşmanlardan kurtardı” diyecektir. Tabi bu yaşta düşman kim henüz bilmese de… Yavaş yavaş ona gerektikçe Atatürk destanlarını masallaştırarak anlatacağım, anlatacağım ki fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür olsun…