7’den 77’ye Sevdiklerimiz Anısına…

Bu makale 7’den 77’ye sevdiklerimiz anısına 80’lerde çocuk olanların tattığı duyguları yeni nesile aktarabilmek çabasıyla yazılmıştır.

70’li, 80’li yıllarda doğup da 7’den 77’ye seyretmeyen, Barış Manço ile büyümeyen var mı aranızda? Ahh ne güzel, ne temiz, ne güzel programdı. Her yaştan izleyiciyi içine çekerdi. Pazar kahvaltılarının vazgeçilmeziydi. Tekrarlarını bile ilgiyle sevgiyle izlerdik. 1988’den 1998’e kadar tam 10 yıl yayınlandı ve şu anda raytingleri altüst edebilecek bir rekora imza attı.

Koca bir nesil onun şarkılarıyla ve ”Adam Olacak Çocuk” ile büyüdü. Kutuptan Ekvatora dünyanın dört köşesini gezerken bizlere dünyanın kapılarını açtı. Ezberimde olmayan şarkısı yok gibi. Melodileri hala kulaklarımda.

Kızım arkadaşım eşşek’i duyunca mutlu oluyor ve büyürken ona dinlettiğim müzikler sadece çocuk şarkıları ve Barış Manço şarkıları… Çünki Barış abimizden sonra hem çocuklara hem büyüklere hitap edebilen aşkı, sevgiyi, merhameti, güzelliği, insanlığı bu kadar saf temiz dille anlatabilen şarkılar yazılıp söylenmedi.

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile

Şimdi adı sanatçı olan, bir sürü isim var, bir sürü şarkı var. Belki de bu sene ünlü 1 yıl sonra hiç hatırlarda kalmayacak sözleri, müzikleri var. Sözleri hiçbir şey ifade etmeyen, anlamsız ritimlerle gençlerin diline sakız olmaktan başka işe yaramayan çok isim var. Bize düşen çocuklarımıza doğruyu güzeli vermeye çalışmak ve onların hiç tanıyamadığı Barış abileri gibi isimleri tanıtıp, unutturmamak…

UNUTULMAYANLAR

31 Ocak 1999’da kaybettiğimiz sevgili Barış Manço anısına kaleme aldığım makalemde aslında 80 kuşağında büyümenin ve o dönemde efsane olmuş ünlüleri de anmak istiyorum. Sadece anmak da değil, çocuklarımıza onları tanımaları için fırsat vermenizi, izletmenizi ve unutmamaları için sizlere çağrıda bulunuyorum.

Biz Adile teyzelerle, Hulusi amcalarla büyüdük. Biz Ayşen Guruda, Kemal Sunal, Münir Özkul ile kahkahalara boğulduk, ağladık. Biz Perihan ablayla, Bizimkiler gibi harika dizilerle büyüdük. Susam sokağı ve Alf gibi hiç unutmadığımız yapımlar ile büyüdük. İnternet çağındayız, tv deki inanılmaz kötü program ve dizilerden uzak durup, çocuklarımıza canlarımıza bu güzel yapımları izletelim. İzletelim ki, komşuluğu, insanlığı, arkadaşlığı, merhameti ve güzel insanları görüp öğrensinler, doğru örnekler görüp örnek alsınlar. Mayfa bozuntusu olmanın, ellerinde silah bıçak tutmayı marifet sanıp, vurmanın kırmanın, vahşetin, gücün örneğini almasınlar.

Çizgi filmlerin bile bir tuhaf olduğu bir çağ yaşıyoruz maalesef. Tom jerry, bugs bunny, mickey mouse, donald duck, taş devri, şirinler, he-man, temel reis, casper, şeker kız candy, ayı yogi, jetgiller… söyler misiniz, adlarını resimlerini görünce yüzünde tebessüm olmayan var mı? Peki çocuklar şimdi neler seyrediyor? adlarını burada hiç anmak istemiyorum. Berbat bir televizyonculuk ve yayın anlayışı var karşımızda.

Bence sözü uzatmanın çok da manası yok. Benim gibi düşünen koca bir kuşak var. O kuşağa sesleniyorum, Çocuklarınızı kendiniz gibi büyütün, onlara eski nesilin seyrettiği güzel filmleri seyrettirin ve o güzel insanları unutturmayın. Çocuklarımıza sevgi, merhamet,arkadaşlık öğretelim ki geleceğe daha güzel bakalım…

Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi
Yaz dostum selam almayana yigit denir mi
Yaz dostum alti üstü bes metrelik bez icin
Yaz dostum bosa gecmis ömre yasam denir mi
Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabi
Sari Cizmeli Mehmet Aga bir gün öder hesabi
Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek sal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadin kolunu
Yaz dostum kimse göcmez bu dünyadan mal ile
Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabi
Sari Cizmeli Mehmet Aga bir gün öder hesabi
Yaz dostum…